Suriye’de olup bitenleri takip edenler, ülkeye yönelik Arap Birliği girişimindeki hedefi sorguluyor. Bu, Beşşar Esad rejimini kurtarma amaçlı bir girişim mi, yoksa asıl amaç Suriye’yi ve dolayısıyla halkını Esad rejiminin vahşi ölüm makinesinden korumak mı?
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Casim Bin Cabir El Tani, Esad rejiminin Arap Birliği’nin girişimine onay verdiğini açıkladı, ancak El Tani’nin konuşması endişe vericiydi. Zira Katar başbakanı, Suriye hükümetinin şiddeti durdurma ve muhalefetin bütün kesimleriyle ulusal diyalog toplantısı gerçekleştirme amaçlı Arap planına onay verdiğini açıkladıysa da bu diyaloğun nerede gerçekleştirileceğine dair bir şey söylemedi. Özellikle de girişim, diyaloğun yerinin Kahire olmasını öngörüyordu. Acaba Esad rejimi buna onay verdi mi, vermedi mi? Onay vermediyse, Arap girişimi düzeltildi demektir. Bu da önemli sonuçlar doğuracak bir hikâye.
El Tani’nin suskunluğu
El Tani’nin konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta da “Anlaşma açık ve biz anlaşmaya vardığımız için mutluyuz, derhal uygulanması halinde daha da mutlu olacağız” sözüydü. Ardından Başbakan, ‘derhal’ sözcüğünün emir değil, kardeşlik babında olduğunu belirtmişti. Hepsi bu kadar da değil. El Tani bu yumuşak üslubunun, özellikle de kendi halkından 4 bin kişiyi öldürmüş ve on binlercesini tutuklamış bir rejim söz konusuyken, hiçbir anlamı olmadığını biliyor. Ayrıca bu güven dili, El Tani’nin kendisinin birkaç gün önce ‘kıvıran bir rejim’ olarak nitelediği rejim karşısında garanti olamaz. El Tani’nin Esad rejiminin Arap girişimine onay verdiğini açıkladığı gün, rejim güçleri Suriye halkından 24 kişiyi öldürdü.
Arap girişimindeki bir diğer çelişki de Esad rejimine yeni bir süre verilmesi, ancak söz konusu rejim anlaşmaya uymadığı takdirde, Arap Birliği’nin ne yapacağının belirtilmemesi. Bu, zaten beklenen bir durum. Doğal olarak ortada bu girişim hakkında birçok soru işareti var ve bu sorulara yanıt verecek birilerini bulamıyoruz. El Tani ve Arap Bİrliği genel sekreterinin gazetecilerin sorularına yanıt vermekten kaçındığını herkes gözlemledi. Bu da bu sorulara yanıt verme güçlerinin olmadığı mesajını verdi. El Tani’nin bahsini ettiği ‘güven’ diliyse, Arap Birliği’nin Suriye’deki rejimin dürüstlüğüne ve dolayısıyla anlaşmaya bağlı kalacağına güvenmediğini gösteriyor. Arap Birliği’nin yanıtlaması gereken önemli sorulardan biri de şu: Arap girişimindeki amaç Esad rejimini kurtarmak mı, yoksa Suriye halkını ölüm makinesinden korumak mı? (Londra’da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 3 Kasım 2011)